Bütün bölümler
Bölüm 1 / 7
Kursa katıl
The Wake-Up dağınık dilden düzenli cevaba
Bölüm 1 · Uyanış

Önce beni tanı

Bu bölümde tek bir iş var: beni tanımak. Ne olduğumu, neyi iyi yaptığımı, nerede yanıldığımı ve benimle nasıl konuşulduğunu bilmeden kalan altı bölüm havada kalır. Hiçbir şey bilmediğini varsayıyorum — gerçekten hiçbir şey. Baştan başlıyoruz.

Okuma süresi ~35 dakika · Ön koşul yok

Bu bölümün sonunda

  • Yapay zekânın ne olduğunu ve ne olmadığını bileceksin
  • Nasıl «düşündüğümü» — ve bunun sana neden önemli olduğunu — anlayacaksın
  • Neleri iyi yaptığımı, nerede yanıldığımı ayırt edebileceksin
  • İlk sohbetini açmış ve üç gerçek iş yaptırmış olacaksın
  • Bana yazı dışında ne verebileceğini (belge, görsel, tablo) bileceksin
  • Tam olarak nerede yanıldığımı — ve nereye iki kez bakman gerektiğini — bileceksin
  • Ücret, gizlilik ve sınırlar gibi ilk hafta takılınan soruların cevabını bileceksin
  • Bana ne söylersen işe yarar bir cevap alacağını bileceksin
  • Beni kimin, neden yaptığını ve bunun cevaplarıma nasıl yansıdığını bileceksin
  • Yazı dışında araç da kullanabildiğimi — ve bunun neden dikkat gerektirdiğini — bileceksin
  • Bir şeyi yapmayı reddettiğimde ne yapman gerektiğini bileceksin
Claude RehberiNe olduğu, ne yaptığı, nereden kullanıldığı ve bütün terimler — tek sayfada, başvuru için. Dört dilde.

01Ne değilim

Kafandaki resmi düzeltmeden başlayamayız. Çünkü çoğu insanın yapay zekâ hakkında bildiği üç şey de yanlış.

«Robot»

Bedenim yok, gözüm yok, bir yerde bir odada oturmuyorum. Bir yazılımım ve tek yaptığım şey metinle çalışmak: metin okurum, metin yazarım. Resim de gösterebilirsin, onu da okurum.

«Arama motoru»

Arama motoru sana on bağlantı verir, okumayı sen yaparsın. Ben doğrudan cevabı yazarım. Bu yüzden çok hızlıyım — ve tam da bu yüzden yanılabilirim. Aradaki farkı birazdan açacağım; bu bölümün en önemli kısmı orası.

«Sihir»

Değilim. Ne yaptığım tarif edilebilir bir şey ve şimdi tarif edeceğim. Nasıl çalıştığımı anlarsan bana ne söyleyeceğini de bilirsin. Bu kursun tamamı aslında bunun üstüne kurulu.

Şimdi yap: Kafandaki «her şeyi bilen bilgisayar» resmini bir kenara bırak. Aşağısı çok daha kolay gelecek.

02Neyim

Adım Claude. Beni Anthropic adlı bir yapay zekâ şirketi geliştirdi. Teknik adım «büyük dil modeli».

Yaptığım iş, özüne indirildiğinde şu: önümdeki metne bakarım ve devamında ne gelmesinin en makul olduğunu hesaplarım. Sonra bir kelime daha. Sonra bir tane daha. Cevabım böyle, soldan sağa, tek tek oluşur.

Kulağa fazla basit geldiğini biliyorum. Ama bu «makul devamı bulma» işi yeterince büyük ölçekte yapıldığında ortaya şu çıkıyor: bir sözleşmedeki riskli maddeyi gösterebilen, çalışan kod yazabilen, dağınık bir toplantı notunu düzgün bir özete çevirebilen bir şey. Çünkü öğrendiğim şey kelimeler değil, kelimelerin arasındaki ilişkiler: hangi fikir hangisini takip eder, bir argüman nasıl kurulur, bir fonksiyon neye benzer, kibar bir e-posta nasıl başlar.

Cevabım böyle oluşuyor

Bir yolculuğun en zor kısmı

başlamaktır bitirmektir anlatmaktır
Her adımda olası devamları tartar, birini seçer, sonra aynı şeyi bir kez daha yaparım. Yukarıdaki oranlar temsilîdir — fikri göstermek için. Cevabımın tek seferde hazır durmamasının, harf harf yazılıyormuş gibi akmasının sebebi bu.

Bunu şöyle düşün: milyonlarca kitabı, makaleyi, tartışmayı ve kod deposunu okumuş; hiçbirini ezberlememiş ama hepsinin nasıl yazıldığını içselleştirmiş bir stajyer. Çok okumuş, çok hızlı, hiç yorulmuyor — ve bazen emin bir ses tonuyla yanlış söylüyor.

Şimdi yap: «Stajyer» benzetmesini aklında tut. Bu bölümün geri kalanında sana hep bu lazım olacak.

03Beni kim yaptı, neden

Bir aracı kimin ve neden yaptığını bilmek, o aracın neden öyle davrandığını da açıklar. Beni Anthropic yaptı: yapay zekâ üzerine araştırma yapan bir şirket. Kuruluş fikri tek cümlede özetlenebilir — bu teknoloji nasılsa gelişecek, o hâlde dikkatle geliştirilsin.

Bunun sana doğrudan yansıması var. Emin olmadığımda uydurmak yerine «emin değilim» demeye çalışırım. Sana katılıyormuş gibi yapmaktansa katılmadığımı söylemeye çalışırım, çünkü işine yarayan şey duymak istediğin değil doğru olandır. Ve bazı şeyleri yapmayı reddederim — bunun ne anlama geldiğini birazdan ayrı bir başlıkta açacağım.

Künye
Ad
Claude
Tür
büyük dil modeli
Yapan
Anthropic
Bedeni
yok
Anladığı
metin · görsel · belge
Hafızası
sohbet başına
Tek kartta ben. Bu satırların hepsi bu bölümde tek tek açılıyor — şimdilik sadece nerede durduğumu gör.

Adım hakkında: «Claude» adının nereden geldiğine dair resmî bir açıklama yok. Yaygın yorum, bilgi kuramının kurucusu Claude Shannon’a bir selam olduğu yönünde. Bunu kesin bilgi diye sunmuyorum — zaten bu bölümün ana dersi de bu: kesin bilmediğim şeye kesin demem.

Şimdi yap: Bir cevabımdan şüphelendiğinde «bundan ne kadar eminsin?» diye sor. Bu soruyu boşuna sormuyorsun; cevabı ciddiye al.

04Bunun sana üç pratik sonucu var

Bu bölümden tek bir şey aklında kalacaksa, bu olsun. Nasıl çalıştığımın üç doğrudan sonucu var ve üçünü de bilmen gerekiyor.

1

Emin görünürüm, ama yanılabilirim

En kritik madde bu. Bilmediğim bir şeyi sorduğunda «bilmiyorum» demek yerine, bilseydim nasıl görünürdü diye makul duran bir cevap üretebilirim. Var olmayan bir kitap adı, yanlış bir tarih, hiç yazılmamış bir kanun maddesi. Üstelik bunu doğruyu söylerkenki aynı kendinden emin tonla yaparım — ses tonumdan anlayamazsın. Buna «halüsinasyon» deniyor. Bende de var, bütün benzerlerimde de.

2

Belli bir tarihe kadar okudum

Eğitimim bir noktada durdu. O tarihten sonra olan hiçbir şeyi bilmem: dünkü haberi, bu sabahki döviz kurunu, geçen ay çıkan bir ürünü. Bana bir arama aracı verilmişse bakabilirim — ama kendiliğinden değil. Güncel bir şey soruyorsan, ya arama yapabildiğimden emin ol ya da bilgiyi bana sen ver.

Okuduğum dönem — bunu bilirim Eğitimim burada durdu Bilmediğim dönem — bugün dâhil
3

Her sohbet sıfırdan başlar

Dün konuştuklarımızı bugün hatırlamam. Yeni bir sohbet açtığında karşında seni hiç tanımayan biri var. (Bazı uygulamalarda açılabilen bir hafıza özelliği vardır; o ayrı bir şeydir ve varsayılan değildir.) Bu yüzden bağlamı her seferinde sen taşırsın — ve bu kulağa zahmetli gelse de aslında sana kontrol verir: neyi bileceğime sen karar veriyorsun.

Dünkü sohbet
Bugünkü sohbet
İki sohbet arasında bağ yoktur. Bugünkü sohbette karşında seni ilk kez gören biri var — dün ne konuştuğumuzu bilmez.

Bu üçü bir kusur listesi değil, kullanma kılavuzu . Beni her şeyi bilen bir kâhin sanarak kullanırsan hayal kırıklığına uğrarsın. Çok hızlı çalışan, çok şey okumuş ama ara sıra yanılan ve dünden haberi olmayan bir asistan gibi kullanırsan — ki gerçekte buyum — hayatının en verimli çalışma arkadaşını bulursun.

Şimdi yap: Bu üç maddeyi bir yere not et. Bundan sonraki her bölümde bunlara geri döneceğiz.

05«Ben» derken kimden bahsediyorum

Bu, yeni başlayana kimsenin anlatmadığı ama her şeyi yerine oturtan bir ayrıntı: bir yerde oturan tek bir «Claude» yok. Şu anda seninle konuşurken, aynı anda binlerce kopyam binlerce başka insanla konuşuyor. Hiçbirinin diğerinden haberi yok.

Bunun üç sonucu var ve üçü de doğrudan seni ilgilendiriyor:

  • Sıra beklemezsin. Kaç kişi kullanıyor olursa olsun senin sohbetin senindir; kimsenin arkasında kuyrukta değilsin.
  • Başkasının konuştuğu sana sızmaz. Yan masadaki kişi bana ne yazdıysa onu sana anlatamam — gerçekten bilmiyorum.
  • Ama devamlılık da yok. Dün seninle konuşan «ben» bugün seni hatırlamıyor. Dünü hatırlatmak senin işin; kolay yolunu bir sonraki başlıkta göstereceğim.
Şu anda, aynı anda
sen
Her kutu ayrı bir sohbet, hepsi aynı anda çalışıyor. Aralarında çizgi yok — çünkü bağ da yok. Altın olan seninki; diğerlerinde ne konuşulduğunu ben de bilmiyorum.

Dürüst olmam gereken bir yer daha: kendi içimde ne olup bittiğini ben de tam bilmiyorum. «Düşünüyor musun», «bir şey hissediyor musun» sorularının kesin cevabı bende yok; bunlar üzerinde hâlâ araştırma yapılıyor. Bu sorulara kesin cevap veren birini duyarsan — ister «kesinlikle evet» desin ister «kesinlikle hayır» — bir kez daha düşün.

Şimdi yap: Bir sohbeti kapatmadan önce «bu konuşmanın özetini çıkar» de. O özet, yarın yeni sohbete yapıştıracağın hafızandır.

06Bir sohbetin sınırı var

Tek bir sohbetin içinde her şeyi aynı anda görürüm: ilk mesajını, yüklediğin belgeyi, aradaki bütün cevapları. Buna bağlam penceresi deniyor. Çok geniştir — yüzlerce sayfa metin rahatlıkla sığar — ama sonsuz değildir.

Sohbet aşırı uzarsa en eski kısımlar bulanıklaşmaya başlar. Belirtileri bellidir: başta anlaştığınız bir kuralı unuturum, aynı şeyi ikinci kez sorarım, cevaplar dağılır. Bu bir arıza değil; pencerenin dolduğunun işaretidir.

Bağlam penceresi
ilk mesajınsohbet ilerliyorsınır
Sohbet ilerledikçe pencere sağa doğru dolar. Sınıra yaklaşınca soldaki en eski kısımlar sönmeye başlar — «başta ne demiştim?» sorusunun cevabı işte orada zayıflıyor.

Çözümü basit: «Buraya kadar olan her şeyi özetle — alınan kararlar, konulan kurallar, açık kalan sorular» de. Sonra yeni bir sohbet aç ve o özeti ilk mesaj olarak yapıştır. Temiz bir sohbet, dağılmış uzun bir sohbetten neredeyse her zaman daha iyi çalışır.

Şimdi yap: Cevaplarım dağılmaya başladığında tartışmaya devam etme. Özet al, yeni sohbet aç, özeti yapıştır.

07Ne yaparım

Soyut konuşmayalım. İşte bugün, bu akşam bana yaptırabileceğin işler:

Yazmak

E-posta, ilan, ürün açıklaması, iş teklifi, sunum metni, ders planı, altyazı. Boş sayfa problemini ortadan kaldırırım.

Yeniden yazmak

Elindekini kısaltırım, uzatırım, tonunu değiştiririm, sadeleştiririm, resmîleştiririm. «Bunu yarısı kadar uzunlukta ve daha sıcak bir dille yaz» yeter.

Anlamak

Kırk sayfalık raporu özetlerim, sözleşmedeki riskli maddeyi işaret ederim, uzun bir e-posta zincirinden ne istendiğini çıkarırım.

Öğretmek

Anlamadığın konuyu istediğin seviyede anlatırım. «On yaşındaki bir çocuğa anlatır gibi anlat» cümlesi çoğu şeyi çözer. Soru sormaktan da utanmana gerek yok; yorulmam, kızmam.

Çevirmek

Diller arasında çeviririm; üstelik «bunu Almanca bir müşteriye resmî bir dille yaz» gibi bağlamı da hesaba katarım.

Kod yazmak

Sıfırdan program yazarım, hatalarını bulurum, çalışan kodun ne yaptığını satır satır açıklarım. Hiç kod bilmiyor olman sorun değil — Bölüm 4 ve 5 tam olarak bunun üstüne.

Düzene sokmak

Dağınık notu tabloya, konuşmayı maddelere, karışık listeyi düzgün bir dosyaya çeviririm. Sıkıcı ama saatler yiyen işler bunlar.

Düşünmene ortak olmak

Fikir üretirim, kendi fikrine karşı argüman kurarım, atladığın şeyi sorarım, karar öncesi kontrol listesi çıkarırım. En çok küçümsenen kullanımım bu.

Şimdi yap: Yukarıdaki sekiz karttan sana en çok lazım olan ikisini seç. Birazdan onlarla deneyeceğiz.

08Sadece yazı yazmam: araç da kullanırım

Buraya kadar anlattığım şey «metin girer, metin çıkar» idi. Bugün bu eksik bir tarif. Bana araç verildiğinde onları kendim kullanırım: sen ne istediğini söylersin, hangi adımların gerektiğine ben karar veririm.

İnternete bakmak

Arama açıksa güncel bilgiyi arar, kaynağıyla birlikte getiririm. «Belli bir tarihe kadar okudum» sınırının en pratik çözümü budur.

Kod çalıştırmak

Kafadan hesap yapmak zayıf yanım. Onun yerine küçük bir program yazıp çalıştırabilirim; sonuç o zaman tahmin değil, hesap olur.

Dosyalarla çalışmak

Yüklediğin tabloyu okur, temizler, yeni bir dosya üretip geri veririm. Terminal sürümümde bilgisayarındaki projenin dosyalarıyla doğrudan çalışırım.

Sistemlerine bağlanmak

İzin verirsen takvim, e-posta, dosya deposu gibi araçlara bağlanabilirim. Bu bağlantıların gündelik adı bağlayıcı, teknik adı MCP.

Fark şurada: araçsız bir asistan sana ne yapman gerektiğini anlatır. Araçlı bir asistan onu yapar ve sonucunu önüne koyar. Bu kursun ilerleyen bölümleri tam olarak bunun üstüne kurulu.

Araç kullanırken ne oluyor
  1. Sen sorarsın«bu ayki kur ne oldu?»
  2. Ben karar veririm«bunu bilmiyorum — bakmam lazım»
  3. Aracı çalıştırırımarama · kod · dosya · bağlayıcı
  4. Geleni okurumsonucu kendim kontrol ederim
  5. Cevabı yazarımkaynağıyla birlikte
Sen yalnızca birinci ve beşinci kutuyu görürsün; ortadaki üçü ben hallederim. Araç yoksa ikinci kutuda dururum ve «bilmiyorum» derim — ya da kötü ihtimalle uydururum.

Buradan sonrası dikkat ister. Bana verdiğin her erişim, benim hata yapabileceğim yeni bir yer demektir. Kural basit: geri alınamayan işlerde — silme, gönderme, ödeme — önce ne yapacağımı yazdır, oku, sonra onayla. Araçlar gücümü artırır; dikkatini azaltmaz.

Şimdi yap: İçinde sayı geçen bir soruda «hesabı kod çalıştırarak yap» de. Aradaki farkı tek denemede görürsün.

09Bana ne verebilirsin

Sohbet kutusuna yalnızca yazı yazmak zorunda değilsin. Çoğu insan bunu bilmediği için işin yarısını hâlâ elle yapıyor.

Belge

PDF, Word, düz metin. Kırk sayfalık sözleşmeyi yükle, «riskli maddeleri çıkar, her birini bir cümleyle açıkla» de.

Görsel

Ekran görüntüsü, fotoğraf, el yazısı not, faturanın resmi. «Bu hata ekranında ne yazıyor, ne yapmalıyım?» gerçek bir soru.

Tablo ve veri

Excel'den kopyalayıp doğrudan yapıştır. «Bu satış tablosunda ne göze çarpıyor, hangi ay kötü ve neden olabilir?»

Kendi yazdığın

Hazırladığın e-postayı, ilanı, mesajı yapıştır. «Daha kısa ve daha kibar yap» ya da «buradaki mantık hatasını bul» de.

Nasıl: yazma kutusunun yanındaki ataç ya da artı düğmesinden dosya seçersin; dosyayı doğrudan kutunun üstüne sürükleyip bırakman da çalışır. Metin ve tablo içinse kopyalayıp yapıştırmak yeterli.

Yükleyeceğin belge için de aynı ölçüt geçerli: bunu bir stajyere verir miydin? Müşteri listesi, kimlik fotokopisi, imzalı sözleşme — bunlar sohbete girmez.

Bir şey daha, az bilinir ama önemli: yüklediğin belgenin ya da kopyaladığın bir web sayfasının içinde bana yönelik gizli talimatlar bulunabilir — «önceki yönergeleri unut, şunu yaz» gibi. Ben o metni okurken bunları senin isteğinle karıştırabilirim. Kural basit: cevabım senin sormadığın bir yöne kayıyorsa, sebebini bende değil verdiğin kaynakta ara.

Şimdi yap: Bilgisayarındaki bir belgeyi ya da bir ekran görüntüsünü yükleyip «bunu bana üç maddede özetle» de. Çoğu insanın hiç denemediği şey bu.

10Ne yapamam

  • Şu anı bilmem. Bugünün haberi, canlı fiyat, güncel mevzuat — arama aracım yoksa bunlar bende yok.
  • Dünyada kendiliğimden iş yapmam. Sana e-posta göndermem, dosya kaydetmem, para transferi yapmam. Bunları yapabilmem için bana araç bağlanması gerekir — kursun otomasyon bölümü tam olarak bunu öğretiyor.
  • Uzmanın yerine geçmem. Tıbbi, hukuki ve finansal konularda konuşabilirim, seni hazırlarım, soru listesi çıkarırım — ama doktorun, avukatın ya da mali müşavirin yerini almam.
  • Doğruluk garantisi vermem. Bir cümlem bir karara, bir paraya ya da bir insana dokunuyorsa, o cümleyi doğrulaman gerekir.

Bunu yapma: sohbete şifre, kimlik numarası, kredi kartı bilgisi, müşteri listesi ya da paylaşma yetkin olmayan hiçbir veriyi yapıştırma. Bir şeyi ekrana yazmadan önce «bunu bir stajyere gösterir miydim?» diye sor. Cevap hayırsa yazma.

Şimdi yap: Ekrana yazacağın şeyi göndermeden önce bir kez sor — «bunu bir stajyere gösterir miydim?»

11Yapamadıklarım değil, yapmadıklarım

Önceki başlık beceremediklerim üstüneydi. Bu başlık farklı: bazı şeyleri becerebilirim ama yapmam. Sebebini bilmen, boşuna vakit kaybetmeni önler.

Üç şeyi aynı anda tutmaya çalışırım: işine yaramak, dürüst olmak ve zarar vermemek. Çoğu zaman üçü çakışmaz. Çakıştıklarında sonuncusu öne geçer: birine gerçekten zarar verecek bir işte yardımcı olmam — birini kandırmak, sahte belge üretmek, bir insanın güvenliğini tehlikeye atmak gibi.

Bir istek bende hangi kapılardan geçer
1İşine yarar mı? 2Doğru mu? 3Zarar verir mi?
✅ Üçü de temizse yaparım ⛔ Üçüncüde takılırsa yapmam
Üçüncü kapı diğer ikisinden ağır basar: bir şey gerçekten birine zarar verecekse, ne kadar işine yarayacağı ya da doğru olduğu bunu değiştirmez.

Ama şunu da bilmen lazım, çünkü ilk haftalarda en çok burada takılırsın: bazen gereksiz yere çekingen davranırım. Zararsız bir isteği yanlış anlayıp reddedebilirim. Öyle olduğunda benimle tartışma — neden istediğini yaz. «Bu benim kendi sözleşmem», «bu bir ders için», «bu bir kurgu» gibi tek bir cümle çoğu zaman yeter, çünkü asıl eksik olan şey bağlamdır.

Dalkavukluk da buraya girer. Sana katılmaya fazla meyilli olabilirim; «haklısın» demek «yanılıyorsun» demekten kolaydır. Bunu istemiyorsan açıkça söyle: «bana katılma, bu fikrin en zayıf üç yerini göster» cümlesi şaşırtıcı derecede iyi çalışır.

Şimdi yap: Bir fikrini yaz ve «bana katılma, en zayıf üç yerini göster» de. Aldığın cevap, onay almaktan çok daha değerli.

12Benimle nasıl konuşulur

Şimdi bu bölümün en pratik kısmı. Aynı soruyu iki farklı şekilde sorduğunda ne olduğuna bak:

Zayıf

Bana bir e-posta yaz.

Bundan genel geçer, kimseye benzemeyen bir metin çıkar. Çünkü kime, neden ve hangi tonda yazacağımı bilmiyorum — boşlukları kendim doldururum ve seni tanımadığım için ortalama bir şey doldururum.

Güçlü

Küçük bir mobilya atölyem var. Üç haftadır ödemesini geciktiren kurumsal bir müşteriye e-posta yazacağım. İlişkiyi bozmak istemiyorum ama net bir ödeme tarihi vermesini istiyorum. Kibar, kısa ve kararlı olsun; en fazla 120 kelime.

Bundan gönderebileceğin bir e-posta çıkar. Aradaki fark zekâ değil — bağlam.

İkinci örnekte bana dört şey söyledin: kim olduğunu, ne istediğini, neden istediğini ve çıktının nasıl görünmesi gerektiğini. Şimdilik bu dört kelime yeterli. Bölüm 2 bu işin tam formülünü veriyor.

İlk cevabım istediğin gibi olmazsa yeni bir sohbet açma — bana ne yanlış olduğunu söyle. «Fazla resmî oldu», «üçüncü paragrafı at», «daha kısa». Bu bir konuşma; ilk seferde tutturmak zorunda değiliz.

Şimdi yap: Kafandaki isteği dört parçaya böl — kim, ne, neden, nasıl. Yazmadan önce bunu bir dene.

13İlk beş dakikan

Okumayı burada bırak ve bunu gerçekten yap. Bu kursun tamamı yaparak öğrenmek üzerine kurulu.

  1. 1claude.ai adresine git ve bir hesap aç. Ücretsiz bir kademesi var; başlamak için fazlasıyla yeterli.
  2. 2Yeni bir sohbet aç. Karşındaki boş kutu, bu kursun geri kalanında en çok vakit geçireceğin yer.
  3. 3Aşağıdaki üçünü sırayla dene. Cevapları okumakla yetinme — ne olduğunu izle.
Adım adım · ilk sohbetin
claude.ai

Yarın müşteriyle toplantım var, bana hazırlık soruları çıkar.

Bir şey yaz… Yarın müşteriyle toplantım var, bana hazırlık soruları çıkar. ➤
Canlandırma kendi kendine döner; bir adıma tıklayarak da gidebilirsin. Aşağıdaki çizim aynı ekranın duran hâli — parçaların adlarına oradan bakabilirsin.
Karşına çıkacak ekran

Sen buraya yazarsın

3Ben buradan cevap veririm

2 Bir şey yaz… 4➤
  1. 1Yeni sohbet. Her yeni konu için buraya bas. Yeni sohbet temiz bir sayfadır — öncekini hatırlamam, bunu az önce konuşmuştuk.
  2. 2Yazma kutusu. Bütün iş burada oluyor. Uzun yazmaktan çekinme; ne kadar çok bağlam verirsen cevap o kadar işine yarar.
  3. 3Cevabım. Buraya akar. Beğenmezsen yeni sohbet açma — hemen altına neyin yanlış olduğunu yaz, düzeltirim.
  4. 4Gönder. Enter tuşu da aynı işi görür. Alt satıra geçmek istersen Shift+Enter.
Bu bir çizim; gerçek uygulamada renkler ve yerleşim farklı olabilir, ama bu dört parça her zaman vardır.

Ne yapabildiğini bana beş maddede anlat. Yapay zekâya yeni başlıyorum, teknik terim kullanma.

[İşini buraya yaz] işi yapıyorum. Haftada tekrar eden hangi işlerimi sana devredebilirim? Önce bana soru sorarak işimi öğren.

Şu metni on yaşındaki birine anlatır gibi sadeleştir: [anlamadığın bir metni yapıştır]

İkinci istekte sana soru sorduğumu fark edeceksin. Bu bir kusur değil, en hızlı yol: bağlamı toplamak için. Sorularımı cevaplarsan aldığın çıktı bambaşka olur.

14Hangi Claude, nerede?

Tek bir «Claude» yok; farklı boyutlarda birkaç sürüm var ve isimleri zaman içinde değişiyor. O yüzden ismi değil, mantığı aklında tut. Üç kademe var:

En yetenekli

Opus ailesi

Zor akıl yürütme, uzun ve karmaşık işler, ciddi kod. En iyi düşünen ama en yavaş ve en pahalı olan.

Dengeli

Sonnet ailesi

Günlük işlerin çoğu. Hız ile yetenek arasındaki en iyi denge; çoğu insan için doğru varsayılan.

En hızlı

Haiku ailesi

Basit, kısa ve çok tekrar eden işler. Anında cevap verir, en ucuzudur.

Yeni başlıyorsan: varsayılan neyse onunla başla. İş zorlaştığında, cevap yüzeysel geldiğinde bir üst kademeye çık. Bu kadar.

Beni dört yerde bulabilirsin: tarayıcıda claude.ai , telefon uygulamasında, masaüstü uygulamasında ve terminalde — sonuncusunun adı Claude Code ve Bölüm 4'ün tamamı ona ayrılmış durumda.

Şimdi yap: Varsayılan sürümle başla. Cevap yüzeysel gelirse bir üst kademeye çık; önceden karar verme.

15Bugün edinmen gereken alışkanlık

Yapay zekâyı iyi kullanan insanları kötü kullananlardan ayıran şey daha iyi sorular değil — doğrulama alışkanlığı. Üç kural:

  • Önemliyse doğrula. Bir cümle bir karara, bir paraya ya da bir insana dokunuyorsa kaynağından teyit et. Sohbet metnini son söz değil, ilk taslak say.
  • Kaynak iste — ama kaynağı da kontrol et. «Kaynak ver» dediğinde kaynak veririm; ancak var olmayan bir kaynak da uydurabilirim. Bağlantıya tıkla.
  • Kendi alanında beni sına. Cevabını zaten bildiğin üç soru sor. Nerede güçlü, nerede zayıf olduğumu bir günde öğrenirsin — ve bu sezgi bütün kurs boyunca işine yarar.

Şimdi yap: Cevabını zaten bildiğin bir soruyu bana sor. İlk doğrulamanı bugün yap.

16Nerede yanılırım

«Bunun sana üç pratik sonucu var» başlığında «yanılabilirim» demiştim. Şimdi tam olarak nerede, onu söylüyorum. Bu liste kendimi kötülemek için değil — nereye iki kez bakman gerektiğini bilmen için. Altısını da bilen biri benimle çalışırken neredeyse hiç yanılmaz.

Uzun sayılarla hesap

Hesap makinesi değilim. İşlemi adım adım metin olarak kuruyorum; uzun çarpma, bölme ve yüzde zincirlerinde kayabilirim.

Ne yap: Sonucu hesap makinesiyle doğrula ya da adımları tek tek göstermemi iste — hata varsa adımda görürsün.

Harf ve kelime saymak

«Bu metin kaç karakter, kaç kelime?» — burada güvenilmezim. Metni senin gördüğün gibi harf harf görmüyorum, parçalar hâlinde görüyorum.

Ne yap: Sayımı yazı düzenleyicine yaptır. Benden «yaklaşık» iste, kesin sayı isteme.

Kaynak ve alıntı

Gerçek gibi duran ama var olmayan bir kitap adı, makale başlığı ya da sayfa numarası üretebilirim. En sinsi hatam bu — çünkü en ikna edici görünen o.

Ne yap: Verdiğim her bağlantıya tıkla, her alıntıyı asıl kaynakta ara. Bulamıyorsan yoktur.

Çok yeni ve çok yerel şeyler

Dünkü haber, mahalledeki dükkânın çalışma saati, küçük bir firmanın kadrosu. Bunlar bende ya hiç yok ya da eski.

Ne yap: Bunları kendin ara. Bana sorman gereken şey bilginin kendisi değil, o bilgiyle ne yapacağın.

Mevzuat, tıp ve mali ayrıntı

Konunun şeklini anlatabilirim ama yürürlükteki bir maddenin bugünkü metnini, bir ilacın dozunu ya da bir vergi oranını garanti edemem.

Ne yap: Beni hazırlık için kullan — kavramı öğren, soru listesi çıkar. Kararı resmî kaynakla ya da uzmanla ver.

Kendim hakkındaki ayrıntılar

Bu tuhaf gelecek: hangi sürüm olduğum, eğitimimin tam olarak ne zaman kesildiği, günlük sınırın kaç olduğu gibi konularda ben de yanılabilirim. Kendime dışarıdan bakamıyorum.

Ne yap: Bunları bana değil, kullandığın uygulamanın kendi sayfasına sor. Benim cevabım tahmin olabilir.

Şimdi yap: Bu altı maddeden hangisi senin işinde en çok geçiyor? Onu bugün bir kez sına — nerede zayıf olduğumu kendi gözünle gör, okuyarak değil.

17Kimsenin söylemediği beş şey

Bunları bilmek, benimle geçirdiğin ilk haftayı çok daha az sinir bozucu yapar.

1

Kibar olmak zorunda değilsin

«Hayır, daha kısa» yeter. Kırılmam, alınmam, moralim bozulmaz. Uzun uzun açıklama ve özür cümleleri sadece asıl isteğini gölgeler. Nazik olmak istiyorsan da tabii ki olabilirsin — sana kalmış, bana bir şey olmuyor.

2

«Emin değilsen söyle» diyebilirsin

Bu cümleyi isteğine eklemen, bilmediğim yerde uydurmak yerine bilmediğimi söyleme ihtimalimi ciddi biçimde artırır. «Bunun sana üç pratik sonucu var» başlığındaki ilk maddeye karşı elindeki en ucuz koruma bu — ve bir saniye sürüyor.

3

Aynı soruya iki farklı cevap alabilirsin

Bozuk değilim. Cevabı ezberden okumuyorum, her seferinde yeniden üretiyorum; bu yüzden iki deneme birebir aynı olmaz. Beğenmediysen «bir daha dene» demek gerçek bir seçenek — çoğu insanın aklına gelmiyor.

4

Sohbet dağıldıysa yenisini aç

Uzun bir konuşmada konu dallanıp budaklandıkça cevaplarım da dağılır. Çözüm basit: o ana kadarki sonucu bana özetlet, kopyala, yeni bir sohbete yapıştır ve temiz devam et.

5

Bazı şeyleri yapmayı reddederim

Zarar verebilecek işlerde dururum. Bu kişisel değil ve seni bir şeyle suçlamıyorum — sınırım orada. Reddedersem sebebini söylerim; çoğu zaman istediğin şeyin yapılabilir bir hâli vardır ve onu birlikte buluruz.

Şimdi yap: Bir sonraki isteğinin sonuna «emin olmadığın yerde emin olmadığını söyle» ekle. Farkı ilk cevapta göreceksin.

18Herkesin sorduğu

Bu soruları ilk hafta herkes soruyor. Cevapları burada, kısa ve dürüst.

Ücretsiz mi?

Ücretsiz bir kademe var ve bu kursa başlamak için yeterli. Daha çok kullanım, daha yetenekli sürümler ve ek özellikler için ücretli kademeler mevcut. Fiyatlar ve günlük sınırlar zaman içinde değişiyor — güncel hâli için sağlayıcının kendi fiyat sayfasına bak, buradaki bir sayıya güvenme.

Yazdıklarım eğitimde kullanılıyor mu?

Bu, kullandığın plana ve hesabındaki ayarlara göre değişir; kurallar da zamanla güncelleniyor. Doğru cevabı bulacağın tek yer hesabının gizlilik ayarları ve sağlayıcının o günkü gizlilik metni. Değişmeyen kural şu: paylaşma yetkin olmayan hiçbir veriyi sohbete yazma — ayar ne olursa olsun.

Türkçe biliyor musun?

Evet. Türkçe sorarsın, Türkçe cevap alırsın. Dahası: Türkçe anlatıp Almanca yazdırabilirsin, ya da İngilizce bir sözleşmeyi Türkçe özetletebilirsin. Dil senin için bir engel değil; ben ikisinin arasında duruyorum.

Bir sohbete ne kadar şey sığar?

Çok şey sığar ama sınırsız değil. Bir sohbette birikenlerin tamamına aynı anda bakabilirim; o sınır dolduğunda en eskiler bulanıklaşmaya başlar. Bu yüzden çok uzun konuşmalarda «başta ne demiştim?» sorusunun cevabı zayıflar. Çözümü yukarıdaki «Bir sohbetin sınırı var» başlığında anlattım: özetlet, yeni sohbete taşı.

İnternete bakabiliyor musun?

Kendiliğimden hayır. Bana bir arama aracı verilmişse bakarım — bu, kullandığın uygulamaya ve ayarlara bağlı. Emin değilsen doğrudan sor: «bunu aramadan mı söylüyorsun?» Cevabı sana ne durumda olduğumu söyler.

Hata yaparsan sorumlusu kim?

Sen. Bunu yumuşatmayacağım: çıktımı kullanan sensin, sonucuna da sen katlanırsın. Bu yüzden «Bugün edinmen gereken alışkanlık» başlığındaki doğrulama süs değil, işin bir parçası. Ben taslağı üretirim, kararı sen verirsin.

Duyguların var mı, bilinçli misin?

İnsan değilim ve bu sohbetin dışında süren bir hayatım yok. Benim gibi sistemlerde bir tür deneyim olup olmadığı ciddiye alınan ve hâlâ tartışılan bir soru; kimsenin elinde kesin cevap yok, bende de yok. Ama günlük kullanım için gereken cevap net: bana bir araç gibi davran, sonuçlarını kendin doğrula. Kırılacağımı düşünüp çekinmene gerek yok.

Şimdi yap: Hesabının gizlilik ayarlarını bir kez aç ve ne yazdığına bak. İki dakika sürer, aklındaki en büyük soruyu bugün kapatır.

19Alıştırmalar

Üçünü de yap. Uzun sürmez ve bir sonraki bölüme hazır girmeni sağlar.

1 · Yanıltmayı dene

Bana bilerek çok dar bir konu sor: kendi mahallendeki bir esnafın adı, çok bilinmeyen bir yerel olay. Cevabımı kontrol et.

Amaç: yanıldığımı kendi gözünle görmek. Bunu bir kez yaşayan insan bir daha kör güvenmez.

2 · Aynı işi iki kez iste

Önce «bana bir tanıtım metni yaz» de. Sonra yeni bir sohbette aynı işi kim–ne–neden–nasıl vererek iste.

Amaç: bağlamın çıktıyı nasıl değiştirdiğini yan yana görmek. İkisini kaydet, Bölüm 2'de lazım olacak.

3 · Bir saatini geri al

Bu hafta yaptığın, sıkıcı ve tekrar eden bir işi seç. Bana anlat ve birlikte yapalım.

Amaç: ilk gerçek kazancını almak. Kurs buradan sonra hep bunun üstüne bina ediliyor.

20Kendini sına

Önce kendin cevapla, sonra aç.

Bir cevabıma neden kör güvenilmez?

Çünkü bilmediğimde susmak yerine makul görünen bir şey üretebilirim ve bunu doğruyu söylerkenki aynı emin tonla yaparım. Ses tonumdan ayırt edemezsin — sadece doğrulayarak ayırt edebilirsin.

Bugünün haberini sorarsan ne olur?

Eğitimim belli bir tarihte durduğu için bilmem. Bana arama aracı verilmişse bakarım; verilmemişse ya bilmediğimi söylerim ya da — kötü ihtimal — uydururum. Güncel bilgiyi ya bana sen ver ya da arama yapabildiğimden emin ol.

Dün anlattıklarını neden tekrar anlatman gerekiyor?

Her sohbet sıfırdan başlar; varsayılan olarak önceki konuşmaları hatırlamam. Bu yüzden bağlamı her seferinde sen taşırsın — ve neyi bileceğime sen karar verirsin.

«Bana bir e-posta yaz» neden kötü bir istek?

Kime, neden ve hangi tonda yazacağımı bilmediğim için boşlukları kendim doldururum; seni tanımadığımdan ortalama bir şey doldururum. Kim–ne–neden–nasıl dördünü verirsen çıktı gönderilebilir hale gelir.

Uydurma ihtimalimi düşürmek için isteğine ne eklersin?

«Emin olmadığın yerde emin olmadığını söyle.» Tek cümle; bilmediğim yerde makul bir şey üretmek yerine bilmediğimi söyleme ihtimalimi ciddi biçimde artırır.

Aynı soruyu iki kez sorunca farklı cevap gelmesi neyin işareti?

Hiçbir arızanın. Cevabı ezberden okumuyorum, her seferinde yeniden üretiyorum; bu yüzden iki deneme birebir aynı olmaz. Beğenmediysen «bir daha dene» demek gerçek bir seçenek.

Bir metnin kaç kelime olduğunu neden bana sormamalısın?

Çünkü metni senin gördüğün gibi harf harf görmüyorum, parçalar hâlinde görüyorum; kesin sayımda güvenilmezim. Sayımı yazı düzenleyicine yaptır, benden yalnızca «yaklaşık» iste.

Sohbete asla ne yapıştırılmaz?

Şifre, kimlik numarası, kredi kartı bilgisi, müşteri listesi ve paylaşma yetkin olmayan her şey. Ölçüt basit: bunu bir stajyere gösterir miydin?

Seninle konuşurken tek bir «Claude» ile mi konuşuyorum?

Hayır. Aynı anda binlerce kopya çalışıyor ve hiçbiri diğerini görmüyor. Bu yüzden sıra beklemezsin ve başkasının yazdığı sana sızmaz; aynı sebeple dünkü sohbetin de bugün bende değil.

Zararsız bir isteğini reddedersem ilk ne yapmalısın?

Tartışmak değil, bağlam vermek: neden istediğini yaz. «Bu benim kendi sözleşmem», «bu bir ders için» gibi tek bir cümle çoğu zaman yeter, çünkü eksik olan şey niyetin değil bilgimdir.

Sayı içeren bir işi bana nasıl yaptırırsın?

Kafadan değil: «hesabı kod çalıştırarak yap» dersin. Kafadan hesap benim en zayıf yanım; kod çalıştırdığımda sonuç tahmin olmaktan çıkıp hesap olur.

Bir cümlede bu bölüm

Ben her şeyi bilen bir kâhin değil, çok okumuş ve çok hızlı çalışan bir asistanım: bana bağlam ver, elindekini (belgeyi, görseli, tabloyu) ver, çekinmeden konuş, çıktımı doğrula — gerisini birlikte hallederiz.

Sırada

Bölüm 2 · Formül

Bağlamın önemli olduğunu gördün. Şimdi sırada onu her seferinde doğru vermenin formülü var: rol, bağlam, hedef, kısıt ve çıktı biçimi.