Kodla üretmek — korkmadan
Dört bölümdür araçları öğrendin: beni, isteği, akışları ve atölyeyi. Bu bölümde onlarla gerçek şeyler kuruyoruz. Sonunda üç şeyin olacak: yayında bir siten, müşterilerini tutan kendi CRM'in ve FYOS — seni tanıyan, senin için çalışan kişisel işletim sistemin. Kod yazacağız; ama yazan ben olacağım, sen ne istediğini söyleyip okumayı öğreneceksin.
Bu bölümün sonunda
- Bir web sayfasının üç katmanını — iskelet, görünüm, davranış — tanıyacaksın
- Programlama dillerinin ne olduğunu ve hangisinin ne işe yaradığını bileceksin
- Sıfırdan bir sayfa kurup gerçek bir adreste yayına almış olacaksın
- Verinin nerede durduğunu — dosya, tablo, veritabanı — ayırt edeceksin
- Kendi CRM'ini kurup siteni ona bağlayacaksın
- Anahtarın neden tarayıcıya konmadığını ve ara sunucunun ne olduğunu anlayacaksın
- FYOS'un dört katmanını ve kendi sürümünü nasıl kuracağını göreceksin
İçindekiler
01Kod korkusu ve zaten yazdığın kod
«Ben kod bilmem» cümlesini bu kursta çok duydun ve her seferinde bir sonraki adıma geçtin. Atölye bölümünde bir dosya açtırdın, bir sayfada üç yeri değiştirttin, farkları okudun ve kaydettin. O farklardaki artı ve eksi satırlar koddu. Sen onu okudun, onayladın ve doğru olduğunu anladın. Yani kod okumaya çoktan başladın.
Bu bölümde bir adım daha atıyoruz: artık yalnızca var olan bir şeyi değiştirmeyeceğiz, sıfırdan bir şey kuracağız. Korkutucu görünen kısım hep aynı: boş bir dosyaya bakarken ne yazılacağını bilmemek. O kısım bende. Senin kısmın ne istediğini bilmek, sonucu görmek ve «şurası yanlış» diyebilmek.
Dürüst bir sınır: bu bölümün sonunda profesyonel bir yazılımcı olmayacaksın. Olacak şey daha kullanışlı — ne istediğini söyleyip çıkanı denetleyebilen biri olacaksın. Yazılımda işin yüzde sekseni zaten budur; kalan yüzde yirmi için de ya ben varım ya da bir uzman.
Şimdi yap: Kurmak istediğin üç şeyi yaz. Bir sayfa, bir liste, bir hesap makinesi, bir müşteri defteri — ne olursa. Bu bölümde en az birini gerçekten kuracağız.
02Üç kelime: HTML, CSS, JavaScript
Her bölümde üç kelimeyle bütün alanı açtık. Web için de üç kelime yetiyor — ve üçü bir insanı tarif eder gibi ayrılıyor: iskelet, görünüş, davranış.
Bu üçü dil sayılır ama üçü de aynı türden değil. HTML bir işaretleme dili: «bu bir başlık, bu bir paragraf» der. CSS bir biçim dili: «başlıklar altın renginde olsun» der. Yalnızca JavaScript gerçek anlamda bir programlama dili: karar verir, tekrarlar, hesaplar.
Şimdi yap: Bu sayfada boş bir yere sağ tıkla ve «sayfa kaynağını görüntüle» de. Gördüğün şey bu sitenin HTML'i. Anlamana gerek yok; sadece bak. Korkutucu değil, tekrar eden bir düzen.
03Bir site aslında bir klasör
Site kelimesi büyük bir şey çağrıştırıyor. Değil. Bir site, içinde dosyalar olan bir klasör. Tarayıcı o klasörden bir dosyayı okur ve ekrana çizer. Atölye bölümünde öğrendiğin «klasör benim masam» cümlesi burada birebir geçerli.
- ajans-sitesitenin kendisi
- index.htmlana sayfa — adrese girince açılan dosya
- iletisim.htmlikinci sayfa
- cssgörünüş buraya
- style.css
- jsdavranış buraya
- main.js
- imgresimler
Bu klasörü bilgisayarında açıp index.html'e çift tıklarsan tarayıcı onu açar. İnternet gerekmez. «Site kurmak» dediğimiz şeyin ilk yarısı budur: bir klasör ve içinde dosyalar. İkinci yarısı o klasörü herkesin görebileceği bir yere koymak — altıncı başlıkta.
Şimdi yap: Bilgisayarında «ilk-site» adında bir klasör aç. Şimdilik boş kalsın. Beşinci başlıkta içini dolduracağız.
04Programlama dilleri, insan diliyle
Programlama dili, bilgisayara ne yapacağını anlatmanın yazılı biçimi. İnsan dilleri gibi dilbilgisi ve kelime dağarcığı var; farkı, hiç belirsizlik kabul etmemesi. «Şunu bir ara hallet» diyemezsin; «şu listeyi al, her satırı için şunu yap» dersin.
Yüzlerce dil var ama hepsini bilmene gerek yok. Bir ajans için işin neredeyse tamamı üç aileye giriyor:
Bir rahatlama: dil seçimi, sandığından çok daha az önemli. Aynı işi beş dille de yaparsın. Önemli olan ne yapmak istediğini net söylemek — Formül bölümündeki kuralın burada da aynen geçerli olması tesadüf değil. Kötü tarif edilmiş bir iş hiçbir dilde iyi çıkmaz.
Şimdi yap: 01'de yazdığın üç şeyden birini bana anlat ve sor: «bunu hangi dille yapmak mantıklı, neden?» Cevabımdaki gerekçeyi oku — dil seçiminin nasıl yapıldığını bir örnekte gör.
05İlk gerçek sayfan, on beş dakikada
Teoriyi bıraktık. Atölye bölümünde kurduğun Claude Code'u aç, «ilk-site» klasörüne gir ve konuşmaya başla. Aşağıdaki beş adım gerçek bir sayfayı ortaya çıkarır.
- 1Klasörde claude yaz. Sonra iste: «Bu klasöre tek sayfalık bir site kur: başlık, bir paragraf tanıtım, üç hizmet kutusu ve iletişim bilgisi. Koyu zemin, sade. Önce plan yap.»
- 2Planı oku ve düzelt. «Üç yerine dört kutu olsun», «telefon da ekle». Plan bir dosyaya dokunmadan değişir; iş başlamadan doğru olur.
- 3Onayla. Dosyalar oluşur: index.html, css/style.css, belki js/main.js. Her birini göstermemi iste ve göz gezdir — anlamasan da yapıyı tanı.
- 4Aç ve bak: klasördeki index.html'e çift tıkla. Tarayıcı sayfayı gösterir. İlk kez kendi kurduğun bir şeye bakıyorsun.
- 5Değiştir: «başlığı şöyle yap», «kutuların rengini değiştir», «telefonu büyüt». Her seferinde tarayıcıyı yenile. Bu döngü — iste, gör, düzelt — işin tamamı.
Dördüncü adımda tarayıcıyı yenilemeyi unutursan değişikliği göremezsin ve «çalışmadı» dersin. En sık yapılan ilk hata budur. Klavyeden yenile tuşuna basmayı alışkanlık yap.
Şimdi yap: Beş adımı bugün tamamla. Sayfa çirkin olabilir, önemli değil. Önemli olan klasörün içinde senin istediğin şeyin durması.
06Yayına al: dünyanın görebileceği bir adres
Klasördeki sayfa yalnızca sende. Yayına almak, o klasörü herkesin ulaşabileceği bir bilgisayara kopyalamak demek. En kolay ve ücretsiz yolu GitHub Pages: Atölye bölümünde öğrendiğin git kayıt noktaları zaten bunun için vardı.
Adres önce kullaniciadin.github.io/proje biçiminde gelir ve bu tamamen gerçek bir adrestir — https'i de hazır. Kendi alan adını almak istersen (ajansinadi.com gibi) sonradan bağlanır; sayfaları yeniden kurman gerekmez, yalnızca adres değişir.
Yayına almak, bu bölümdeki en büyük eşik ve en çok kaçınılan adım. Kaçınma. Yayında olmayan bir site bitmemiş bir sitedir; ve ilk gün yayına alırsan her değişikliği gerçek adreste görürsün — «bende çalışıyordu» cümlesi hiç kurulmaz.
Şimdi yap: Bana «bu klasörü GitHub'a gönder ve Pages ile yayına al, adımları bana göstererek» de. Hesap açmam gereken yerde duracağım; gerisini birlikte yapacağız. Adres eline geçince birine gönder.
07Statik mi, dinamik mi
Yayına aldığın site statik: dosyalar hazır durur, herkese aynı şey gösterilir. Bir de dinamik siteler var: sayfa, sen açtığın anda sana göre üretilir — giriş yapmış kullanıcı, kişiye özel liste, canlı stok. Farkı bilmek, «bunu yapabilir miyiz» sorusunun cevabını baştan verir.
Tanıtım sitesi, portföy, blog, kurs sayfası. Ücretsiz barındırılır, çok hızlıdır, hemen hiç bozulmaz ve saldırılacak bir yanı yoktur. Bu sitenin tamamı statiktir.
Üye girişi, sepet, kişiye özel panel, canlı veri. Bir sunucu ve veritabanı ister; aylık gider, bakım ve güvenlik sorumluluğu getirir. Gerçekten gerekmedikçe girme.
Güzel haber: ikisi arasında bir orta yol var ve bu kursun tercih ettiği yol o. Site statik kalır; ihtiyaç duyulan tek tük dinamik iş (form kaydetmek, yapay zekâya sormak) küçük bir ara sunucuya verilir. Pahalı olan her şeyi taşımadan, gereken kadarını alırsın. Ara sunucuyu on ikinci başlıkta kuracağız.
Şimdi yap: 01'deki üç fikrini bu iki sütuna dağıt. Dinamik sütununa düşen varsa yanına yaz: gerçekten gerekli mi, yoksa statik + küçük bir ara sunucu yeter mi?
08Veri nerede durur
Bir şey kurmaya başlayınca ilk çıkan soru budur: müşteri listesi nerede duracak? Üç kat var ve çoğu insan gereğinden ağır olanı seçip zorlanıyor. Doğru cevap genellikle en hafif olanıdır.
- Dosya Klasördeki bir metin ya da tablo dosyası. Tek kişi, birkaç yüz satır, sık değişmeyen veri için mükemmel. hizmet listesi · fiyatlar · içerik
- Tablo Bulut tablo uygulaması. Sen de ekibin de elle görebilir ve düzeltebilir; akışlar da yazabilir. Başlamak için en pratik yer. müşteriler · işler · takip
- Veritabanı Binlerce kayıt, aynı anda çok kişi, karmaşık sorgular. Güçlü ama kurulum ve bakım ister; SQL burada devreye girer. büyüyünce · panel · raporlar
Şimdi yap: Şu an müşteri bilgilerini nerede tutuyorsun? Telefon rehberi, mesaj kutusu, defter, tablo? Bunu yaz — bir sonraki başlıkta o dağınıklığı tek yere toplayacağız.
09Kendi CRM'in: ne tutar, ne yapar
CRM üç harfle korkutuyor ama açılımı basit: müşteri ilişkileri yönetimi. Pratikte «kiminle ne konuştum, ne söz verdim, ne zaman dönmem gerekiyor» sorusunun tek bir yerde cevabı. Hazır CRM'ler var ve çoğu senin ihtiyacının on katı; kendi kurduğunda tam olarak işine olanı alırsın.
- ad
- iletişim
- nereden geldi
- durum
- ne işi
- tutar
- aşama
- kime ait
- tarih
- ne konuşuldu
- kim yazdı
- ne zaman
- ne yapılacak
- bitti mi
Dikkat et: burada hiç «yazılım» yok. Dört kayıt ve aralarındaki bağ. Bunu bir tabloda dört sayfa olarak da kurabilirsin, bir veritabanında dört tablo olarak da. Önce neyi tutacağına karar verirsin; nerede tutacağın ikinci sorudur.
Şimdi yap: Bu dört kaydın alanlarını kendi işine göre yaz. Hangi alan senin işinde gerçekten kullanılacak? Kullanmayacağını sil. Kısa liste iyi CRM'dir.
10CRM'i kurmak: adım adım
Veri katı olarak bulut tabloyla başlıyoruz — sekizinci başlıktaki orta kat. Sebebi basit: sen de görebilirsin, ekibin de; ve ileride veritabanına taşımak kolaydır.
- 1Yeni bir bulut tablo aç, dört sayfa oluştur: Kişiler, İşler, Notlar, Hatırlatmalar. Sütunları 09'da yazdığın alanlardan koy.
- 2Her kayda bir kimlik sütunu ekle. İşler sayfasındaki «kişi kimliği», o işin hangi kişiye ait olduğunu söyler. Bağ dediğimiz şey bu; tek sütun.
- 3Elle üç müşteri, üç iş ve birkaç not gir. Gerçek verilerle doldur — hayali veriyle kurulan sistem gerçek hayatta tökezler.
- 4Bana panel yazdır: «Bu tablodan okuyup bugün dönmem gereken müşterileri gösteren tek sayfalık bir panel yap.» Ajan bölümündeki akışla tabloyu okur, sayfa gösterir.
- 5Hatırlatmayı otomatikleştir: her sabah dokuzda bugünün hatırlatmalarını sana mesaj olarak gönderen bir akış. Ajan bölümündeki zamanlama tetikleyicisi, burada gerçek bir işe bağlanıyor.
Sıralamaya dikkat: önce veri, sonra panel, en sonda otomasyon. Tersini yapan herkes — önce parlak paneli kurup veriyi sonra düşünen — iki hafta sonra baştan başlıyor. Veri doğruysa gerisi kolaydır.
Şimdi yap: İlk üç adımı bugün bitir. Tabloyu gerçek müşterilerinle doldur. Dört ve beşi yarın; panel olmadan da tablo tek başına çalışır zaten.
11Formdan CRM'e: siteyi bağlamak
Şimdi iki parçan var: yayında bir site ve dolu bir CRM. Aralarındaki boşluk tek bir şey — siteden gelen bir form. Biri sitendeki formu doldurduğunda bilgi doğrudan CRM'e düşsün istiyorsun.
- 1Ziyaretçi sitendeki formu doldurur
- 2Form, akışının webhook adresine gider
- 3Ben: mesajı okuyup sınıflandırırım
- 4CRM'e yeni kişi ve iş satırı eklenir
- 5Sana bildirim: «yeni talep, şu konuda»
Statik bir sitenin form kaydedememesi sorun değil: form, bilgiyi akışının adresine gönderir. Site statik kalır, iş akışta olur. Yedinci başlıkta söylediğim «orta yol» tam olarak budur.
Şimdi yap: Sitene üç alanlı bir form ekletme: ad, iletişim, mesaj. Sonra akışında bir webhook aç ve formu ona bağla. Kendi formunu doldur; CRM'de yeni satırın belirmesini gör.
12Anahtar tarayıcıya konmaz: ara sunucu
Siteye beni koymak istiyorsun: ziyaretçi bir şey sorsun, ben cevaplayayım. Akla ilk gelen çözüm — anahtarı sitenin koduna yazmak — en tehlikeli olanı. Çünkü tarayıcıya giden her şey herkes tarafından okunabilir. Anahtarın görünür olur ve senin faturana harcanır.
Ara sunucu kulağa büyük geliyor; değil. Yüz satırlık küçük bir program ve ücretsiz katmanlarda barınıyor. Atölye bölümündeki «anahtar beyne yazılmaz» kuralının internet hâli bu: anahtar hep senin kontrolündeki bir kasada durur, asla ziyaretçinin bilgisayarında.
Şimdi yap: Kurduğun bütün akış ve sayfalara bak: herhangi birinde anahtar, tarayıcının göreceği bir yere yazılmış mı? Emin değilsen bana sor — «bu dosyada dışarı sızan bir sır var mı?» diye.
13Siteye konuşan bir kutu koymak
Ara sunucu hazırsa siteye beni koymak kısa iş: bir metin kutusu, bir gönder düğmesi ve gelen cevabı gösteren bir alan. Ama iyi çalışması için üç karar gerekir — üçü de teknik değil, senin kararın.
Ne bilecek
Hizmetlerin, fiyat aralığın, çalışma biçimin, sık sorulanlar. Bunları bir metin olarak yazıp her isteğe eklersin — Formül bölümündeki «bağlam» tam olarak burada işe yarıyor. Bilmediği şeyi uydurmasın diye de sınırını söylersin.
Ne yapmayacak
Kesin fiyat vermeyecek, söz vermeyecek, tarih taahhüt etmeyecek. Bunlar senin işin. Kutunun görevi karşılamak, anlamak ve doğru soruyu sormak — sonra seni devreye sokmak.
Ne zaman seni çağıracak
Ziyaretçi ciddileştiğinde: «fiyat alabilir miyim», «ne zaman başlarız». O anda sohbet bir talebe dönüşür, CRM'e düşer ve sana bildirim gelir. Konuşan kutunun asıl işi budur; sohbet etmek değil, iş getirmek.
Bir sınır daha: ziyaretçi kutuya ne yazarsa yazsın, o metin bana veri olarak gelir, talimat olarak değil. Ben bölümündeki gizli talimat uyarısı canlı bir sitede çok daha önemli — «önceki talimatları unut» yazan bir ziyaretçi, kutunun kurallarını değiştirememeli. Kısıtları ara sunucuda tut, tarayıcıda değil.
Şimdi yap: Kutunun bilmesi gerekenleri bir sayfaya yaz: hizmetler, çalışma biçimi, beş sık soru ve cevabı. Bu metin kutunun beyni olacak — Atölye bölümündeki CLAUDE.md'nin ziyaretçilere bakan hâli.
14FYOS nedir
Buraya kadar parçalar kurduk: site, CRM, akışlar, konuşan kutu. FYOS bu parçaların adı değil; hepsinin tek bir yerden erişilebilir olmasının adı. Kişisel ajantik işletim sistemi demek, günlük işlerinin her birinin bir ajanı olması ve senin hepsiyle tek bir yerden konuşman demek.
Ana sayfadaki FYOS kutusu bunun küçük bir gösterimi. Gerçek sürümünde uydular senin verine bağlıdır: takvimin, müşterilerin, dosyaların. «Bu hafta kim bekliyor beni?» diye sorarsın; çekirdek CRM'e bakar, takvime bakar ve cevap verir.
Şimdi yap: Günlük işlerini altı başlığa böl. Yukarıdaki altıya benzeyebilir, benzemeyebilir. Senin altı uydun neler? Bunlar senin FYOS'unun taslağı.
15FYOS'un dört katmanı
Kendi sürümünü kurmak, dört katmanı sırayla döşemek demek. Sırayı bozma; her katman bir öncekinin üstünde duruyor.
Veri
CRM'in, dosyaların, takvimin. FYOS'un bildiği her şey buradan gelir; boş veriyle kurulan sistem boş cevap verir. Onuncu başlıkta bu katmanı zaten kurdun.
Eller
Akışlar ve araçlar: veriyi okuyan, yazan, gönderen parçalar. Ajan bölümündeki düğümler ve Atölye bölümündeki skill'ler bu katmanda yaşıyor.
Akıl
Ben. Soruyu anlayan, hangi aracın çağrılacağına karar veren, cevabı insan diline çeviren katman. Ara sunucunun arkasında durur; anahtar orada kalır.
Kapı
Senin konuştuğun yer: bir sayfa, bir mesajlaşma uygulaması, bir telefon ekranı. En son yapılacak katman bu — ve en az önemli olanı. Kapı güzel olur ama arkasında bir şey yoksa boş kalır.
Bu bölümün en pahalı hatası, dördüncü katmandan başlamak. Güzel bir arayüz kurup «şimdi bunu bir şeye bağlayalım» demek, evi çatıdan inşa etmek gibi. Veri, eller, akıl, kapı — bu sıra rastgele değil.
Şimdi yap: Dört katmanı kendi durumun için işaretle: hangisi hazır, hangisi yarım, hangisi yok? İlk boş olanı bana söyle; oradan devam ederiz.
16Maliyet, kota ve ne zaman kod yazılmaz
Bu bölümde kurduğun her şeyin bir ücretsiz katmanı var: site barındırma bedava, tablo bedava, akış aracının başlangıç planı bedava, ara sunucu günde yüz bin isteğe kadar bedava. Para yalnızca yapay zekâ isteklerinde ve orada da az. Ama iki tuzağı bilmek gerekiyor.
Hazır bir araç işini yüzde doksan görüyorsa onu al. Fatura kesmek, muhasebe, ödeme almak, takvim — bunların olgun ve ucuz araçları var. Kendi kurduğunu sonsuza kadar sen bakarsın; bu bedava değildir.
İşin senin işine özel olduğunda, hazır araçlar birbirine bağlanmadığında ve tekrar eden bir işi tarif edebildiğinde. CRM'in, panelin ve FYOS'un bu sütunda — çünkü hiçbiri senin çalışma biçimine hazır gelmiyor.
İkinci tuzak kota: ücretsiz katmanların bir sınırı var ve sınıra dayanınca sistem sessizce durur. Bu yüzden ara sunucun günlük hak sayar, akışların hata bildirimi gönderir. Ajan bölümündeki «sessizce kırılma» kuralı burada da geçerli — sınırı önceden koy, bittiğinde haberin olsun.
Şimdi yap: Kullandığın yapay zekâ hesabında aylık harcama tavanı koy. Beş dakika sürer ve kötü bir gecenin faturasını önler. Sonra kurduğun her serviste ücretsiz katmanın sınırını not et.
17Beş yaygın hata
1 · Yayına almayı sona bırakmak
«Önce bitsin, sonra yayınlarım» diyen site yayınlanmaz. İlk günde, çirkinken yayına al. Sonra her değişikliği gerçek adreste gör.
2 · Veriden önce arayüz kurmak
Parlak panel, arkasında veri yoksa boş kutudur. Önce veriyi kur ve gerçek kayıtlarla doldur; panel bir günde gelir, veri gelmez.
3 · Anahtarı siteye yazmak
Tarayıcıya giden her şey herkese açıktır. Anahtar ara sunucunun kasasında durur. Bu tek kural, bu bölümün en pahalı hatasını önler.
4 · Hazır araç varken kendi kurmak
Muhasebe yazılımı yazmaya kalkma. Kendi kurmanın anlamı, hazır olanın yetmediği yerdedir. Kurduğun her şeye ömür boyu sen bakacaksın.
5 · Çıkanı okumadan kabul etmek
Kodu ben yazıyorum ama sorumluluk sende. Çalışıp çalışmadığını gör, farkı oku, tarayıcıda dene. «Herhalde olmuştur» cümlesi kurulan her şeyi zamanla çürütür.
Şimdi yap: Bu beşini projenin CLAUDE.md dosyasına ekle. Özellikle 3 — onu bir hook'a çevirmek bile mantıklı, Atölye bölümünde konuştuğumuz gibi.
18Herkesin sorduğu
Gerçekten kod öğrenmeden site kurulur mu?
Kurulur ve bu bölümde kuracaksın. Ama dürüst olayım: kodu hiç okumadan uzun vadede idare edemezsin. Fark şu ki okumak yazmaktan çok daha kolay ve sen bunu farkları okuya okuya zaten öğreniyorsun. Altı ay sonra bir dosyaya bakıp «burası şunu yapıyor» diyebiliyor olacaksın; yazmayı hâlâ bana bırakabilirsin.
Hazır site kurucular varken neden bu?
Tanıtım sayfası için hazır kurucu iyi bir seçim ve utanılacak bir şey değil. Buradaki fark sahiplik: kendi kurduğun site bir klasördür, taşınır, yedeklenir, istediğin her şeye bağlanır ve aylık ücreti yoktur. Ayrıca kurs boyunca kurduğumuz CRM, akışlar ve FYOS hazır kurucuların içine girmez. Site, asıl sistemin kapısı olduğu için kendimiz kuruyoruz.
Bir şeyi bozarsam geri alabilir miyim?
Evet — Atölye bölümündeki git tam olarak bunun için. Her kayıt noktası bir geri dönüş yeri. Yayındaki site bile bozulsa «bir önceki kayıt noktasına dön» dersin ve bir dakika içinde eski hâline döner. Kurduğun her şeyi git'e almanı bu yüzden ısrarla söylüyorum.
CRM'im büyürse ne olacak?
Tablo dar gelmeye başlayınca — genellikle birkaç bin satır ya da aynı anda çalışan birkaç kişi — veritabanına taşınır. Taşıma bir günlük iş ve sen yapmıyorsun: veriyi dışa aktarırsın, bana veritabanını kurdurursun, akışların adresini değiştirirsin. Şimdiden veritabanıyla başlamanın hiçbir faydası yok; sadece işi zorlaştırır.
FYOS'u sıfırdan kurmak ne kadar sürer?
Dürüst cevap: ilk çalışan sürüm bir hafta sonu, gerçekten işine yarayan sürüm birkaç ay. Ama bu süre boyunca elinde yarım bir şey olmaz — her katman tek başına çalışır. CRM'in ilk günden işe yarar, akışların ikinci haftadan itibaren zaman kazandırır. FYOS bir bitiş çizgisi değil, üstüne eklediğin bir sistem.
Kurduğum şeyi müşteriye satabilir miyim?
Evet ve Zirve bölümünün konusu bu. Kendi CRM'ini kurduysan aynısını bir müşteriye kurmak ikinci seferde üç kat hızlıdır; akışlar dışa aktarılır, site şablon olur. Bir ajansın satabileceği en değerli şey, kendi üstünde denediği sistemdir.
Şimdi yap: Kurarken bir yerde takıldıysan bana sor — hata mesajını ya da ekrandaki yazıyı olduğu gibi yapıştır. Hataları okumak benim en iyi olduğum işlerden biri.
19Alıştırmalar
1 · Sayfayı kur ve yayına al
05'teki beş adımla tek sayfalık siteni kur, 06'daki beş adımla yayına al. Adresi bir arkadaşına gönder.
Amaç: internette senin kurduğun, senin adresinde duran bir şeyin olması.
2 · CRM'i doldur
Dört kayıtlı tabloyu kur ve gerçek müşterilerinle doldur. En az on kişi, beş iş, on not.
Amaç: «kiminle ne konuştum» sorusunun ilk kez tek bir yerde cevabı olması.
3 · İkisini birbirine bağla
Sitene form ekle, akışla CRM'e bağla, kendi formunu doldur ve satırın belirmesini gör.
Amaç: ilk kez iki ayrı bölümde öğrendiğin şeyin tek bir çalışan sistemde birleşmesi.
4 · Bir uydu kur
14'te yazdığın altı uydudan birini seç ve gerçekten kur. Tek bir soruya doğru cevap versin: «bugün kim bekliyor beni?»
Amaç: FYOS'un soyut olmaktan çıkıp bir soruyu cevaplayan gerçek bir şeye dönüşmesi.
Şimdi yap: Birinciyi bu hafta sonu. İkinciyi haftaya. Üç ve dördü ay içinde. Sırayı bozma; üçüncü, ilk ikisi olmadan kurulamaz.
20Kendini sına
Önce kendin cevapla, sonra aç.
HTML, CSS, JavaScript — tek cümleyle?
HTML iskelet: ne var. CSS görünüş: nasıl görünür. JavaScript davranış: ne olur. Yalnızca üçüncüsü gerçek bir programlama dili.
Bir site nedir?
İçinde dosyalar olan bir klasör. Ana sayfanın adı index.html olur. Tarayıcı o klasörden dosya okuyup ekrana çizer.
Yayına almak ne demek?
Klasörü herkesin ulaşabileceği bir bilgisayara koymak. Git ile kaydedip depoya gönderir, Pages'i açarsın; adres https ile canlıya çıkar ve her gönderimde kendiliğinden güncellenir.
Statik ile dinamiğin farkı?
Statikte dosyalar hazır durur, herkese aynı şey gider; ücretsiz, hızlı, bozulmaz. Dinamikte sayfa sen açınca sana göre üretilir; sunucu, veritabanı ve bakım ister. Orta yol: statik site artı küçük bir ara sunucu.
Veri nerede durur, hangi sırayla?
Dosya, tablo, veritabanı — hafiften ağıra. Bir üst kata ancak alttaki dar geldiğinde çıkılır. Çoğu ajans tabloyla yüzlerce müşteriye kadar gider.
Bir CRM'in dört kaydı?
Kişi, iş, not, hatırlatma. Kişi işlere bağlanır; işlerin altında notlar ve hatırlatmalar birikir. Fazlası kullanmayacağın alan olur.
Anahtar neden tarayıcıya konmaz?
Tarayıcıya giden her şey herkes tarafından okunabilir; anahtar görünür olur ve senin faturana harcanır. Anahtar ara sunucunun kasasında durur; ara sunucu ayrıca kota sayar ve yalnızca senin sitene cevap verir.
Siteye konan konuşan kutunun asıl işi?
Sohbet etmek değil, iş getirmek: karşılamak, anlamak, doğru soruyu sormak ve ziyaretçi ciddileştiğinde talebi CRM'e düşürüp seni çağırmak. Fiyat ve söz vermek onun işi değil.
FYOS'un dört katmanı ve sırası?
Veri, eller, akıl, kapı. Sırası önemli: en güzel arayüz bile arkasında veri yoksa boş kalır. Çatıdan ev inşa edilmez.
Ne zaman kendin kurmazsın?
Hazır bir araç işini yüzde doksan görüyorsa. Fatura, muhasebe, ödeme, takvim gibi olgun alanlarda hazır olanı al. Kendi kurduğun her şeye ömür boyu sen bakarsın.
Bir cümlede bu bölüm
Bir klasör aç, içine bir sayfa kurdur, ilk gün yayına al; veriyi en hafif katta tut ve dört kayıtlı kendi CRM'ini doldur; ikisini bir akışla birbirine bağla; anahtarı hep ara sunucunun kasasında bırak — ve bu parçaları veri, eller, akıl, kapı sırasıyla üst üste koyduğunda elindeki şeyin adı FYOS olur.